12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Annemin ölümünden sadece sekiz gün sonra, babam onun kız kardeşiyle, yani teyzemle evlendi. Şampanya kadehleri havaya kalkıp fotoğraflar çekilirken, ben deponun arkasında her şeyi alt üst eden o itirafı duyuyordum. Her şey bir fısıltıyla söylenmiş, ardında keşfetmemi istemedikleri bir sırla sonlanmıştı. Dibe vurmanın ne hissettirdiğini bildiğinizi düşünürsünüz. Kapının çalındığını sanırsınız. Koridorda mahcup bir şekilde durup adınızı soran polis memurunu sanırsınız. Babanızın çıkardığı, hıçkırıkla feryat arasında bir ses sanırsınız; bir insanın yarıya bölündüğünü anlatan o korkutucu sesi. Zihniniz kelimelere anlam veremeden dizlerinizin yere çakıldığı anı sanırsınız. İşte en dip nokta bu sanılır. Ama yanılıyorsunuz. Gerçek dibe vurmak; sekiz gün sonra, arka bahçenizde durup, babanızın yakasında düğün çiçeğiyle teyzenizin elini tutarak yürüdüğünü izlemektir. Annem Lale bir trafik kazasında öldüğünde otuz yaşındaydım. Bir an eczaneden ilaç alıyordu, bir sonraki an ise kapımıza gelen üniformalı polis memuru, elinde şapkasıyla, bizim evimize hiç ait olmayan o kelimeleri söylüyordu. O günlerden sonrasını hatırlamak zor; taziye kartları, yemek tepsileri, solmuş çiçekler arasında geçen zaman… Ve herkesin ağlamalarından daha yüksek bir sesle ağlayan Kerime Teyzem.
devamı sonraki sayfada…