SON DAKİKA

Kesintisiz Haberlerin Adresi
27 Şubat 2026 - 10:15 'de eklendi ve 224 views kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Yuvamızı bir başkası uğruna dağıtan eski eşimle üç yıl sonra karşı karşıya gelmek, hayatın bana sunduğu en anlamlı ve rahatlatıcı intikamdı.

“Selam,” dedim büyük bir sükunetle. Nutku tutuldu, kekeleyerek “Çocuklar… nasıllar?” diyebildi sadece. İki koca yıl boyunca seslerini duymaya tenezzül etmeyen adam, şimdi hatırlarını soruyordu. “Çok iyiler,” diye yanıtladım, “Eğitim hayatları başarıyla sürüyor.” Yanındaki kadın, o eski kibrinden eser kalmamış bir halde bakışlarını yere indirdi. Kısa bir sessizliğin ardından, “Belki bir ara onları görebilirim,” diye mırıldandı. İçimdeki yaralı kadın değil, vakur anne dile geldi: “Onların seni görüp görmek istemediğinden emin değilim. Ama niyetin olsaydı, işe bir telefonla başlayabilirdin.”

O esnada telefonumda büyük oğlumun adı belirdi. Neşeyle “Anne, geldin mi? Bu akşam sinema gecesi yapalım mı?” diye sordu. “Hemen geliyorum hayatım,” diyerek kapattım. Eski eşimin gözlerine son kez baktım: “Hayat akıp gidiyor,” dedim, “Biz yolumuza devam ettik.” Bir zamanlar beni kapı dışarı eden o adam, şimdi kendi hayatının yıkıntıları arasında dengede durmaya çalışıyordu. Lüks hayalleri borç batağına saplanmış, o büyük aşkları sefalete dönüşmüştü.

Biraz uzaklaşınca annemi aradım. “Onları gördüm anne,” dedim. Annemin “Nasıllardı?” sorusuna tek kelimeyle yanıt verdim: “Yorgun. Çok yorgun.” Eve doğru adımlarken içimde bir intikam ateşi değil, tam tersine huzurlu bir kapanış hissi vardı. Yıllarca kendimi sorgulayıp durmuştum; oysa sorun benim eksikliğim değil, onun karakterindeki boşluktu.

Eve girdiğimde çocuklarımın sıcak sarmalamasıyla karşılaştım. O an anladım ki; asıl kaybeden ben değildim. O gece patlamış mısırlarımız eşliğinde, kahkahalarla film izledik. Bizim mütevazı evimizde ihanet ya da küçümseme yoktu; sadece sadakat ve sevgi vardı. İlahi adalet denilen şey belki de mucize değil, sadece yanlış seçimlerin kaçınılmaz bedeliydi.

Balkona çıkıp gece esintisini içime çektiğimde, terk edildiğim o gün aslında ne kadar özgürleştiğimi fark ettim. Hayat bazen bizi, büyük bir kaybın arkasına sakladığı büyük bir ödülle koruyordu. En asil intikamın, yıkılmadan ayağa kalkıp mutlu bir yaşam kurmak olduğunu o gece anladım.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA