12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Önce sesin bana mı yoksa başka birine mi yöneldiğini anlayamadım. Başımı kaldırıp diğer balkonlara baktım; etrafta kimse yoktu. Demek ki bana sesleniyordu. Kız biraz daha yüksek sesle, “Abla, evde ekmek yok. Kardeşlerim aç, yardım eder misin?” dedi. Mahallede zaman zaman yardım isteyen çocuklara ve kadınlara rastlardım ama onu ilk kez görüyordum.
Açıkçası bu şekilde yardım istemeyi doğru bulmaz, herkesin çalışıp kazanması gerektiğini düşünürdüm. Tam karar verememişken kız bir kez daha seslendi. Bu kez sesi titriyordu: “Abla, Allah rızası için…” Allah’ın adını anması içimi yumuşattı. En azından ekmek vereyim dedim ve beklemesini söyledim.
Eve girip akşamdan kalan, henüz parçalanmamış bayat ekmeği poşete koydum. Bir ip yardımıyla aşağı sarkıttım. Kız poşeti aldı, içine bakmadan hızla uzaklaştı. Ben de iftar saati yaklaşıyor diye mutfağa dönüp hazırlıklara başladım. İftar, namaz derken gündüz yaşanan o küçük olay zihnimden silinip gitmişti.
O gece Kadir Gecesi’ydi. Sahura kadar uyumadım; namaz kılıp Kur’an okuyarak geceyi ihya ettim. Sahur ve sabah namazından sonra nihayet dinlenmek için uzandım…
Uykuya daldıktan kısa bir süre sonra ter içinde, çarpıntıyla uyandım. Gördüğüm rüya o kadar tuhaftı ki hâlâ etkisindeydim. Rüyamda büyük bir topluluk toplanmıştı; kadınlar, erkekler, yaşlılar, gençler ve çocuklar… Hepsi bir mecliste sıralanmıştı. En önde, yüzü aydınlık, bembeyaz sakallı bir ihtiyar oturuyordu. Önüne gelen herkes bir şey bırakıyor, o da dua edip büyük bir deftere not düşüyordu. Kimi zaman yüzü sevinçle aydınlanıyor, kimi zaman derin bir hüzne gömülüyordu.
Bir anda gözüm tanıdık birine takıldı. O gün kapımın önünde yardım isteyen kız çocuğu, elinde benim verdiğim poşetle sırada bekliyordu. Sırası gelince poşeti ihtiyarın önüne koydu. Tam o an yaşlı adamın yüzü birden soldu, bakışları kederle doldu…