12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Yunan Deniz Kuvvetleri’ne teslim edilen gemiye, antik çağda Atina’nın deniz gücünü temsil eden önemli figürlerden General Kimon’un adı verildi. Yunan basınında yer alan değerlendirmelerde, bu isim tercihinin sadece sembolik bir adlandırma olmadığı, aynı zamanda tarihî ve siyasi mesajlar taşıdığı belirtildi.
MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Kimon, Perslere karşı düzenlediği deniz seferleriyle biliniyor. Özellikle günümüzde Isparta sınırları içinde bulunan Eurymedon Nehri çevresinde Pers donanmasına karşı kazanılan zafer, Kimon’u antik dönemin öne çıkan deniz komutanlarından biri yaptı. Delos Birliği’nin ilk dönem komutanları arasında yer alan Kimon, Atina liderliğinde kurulan bu deniz ittifakıyla Akdeniz’deki güç dengelerinin oluşmasında etkili bir rol üstlendi. Delos Birliği ise zaman içinde Atina’nın denizlerdeki etkisini artıran bir yapıya dönüştü.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son yıllarda antik çağ ve mitoloji göndermelerini daha sık kullanması da dikkatlerden kaçmıyor. Geçtiğimiz yıl ABD, Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında hazırlanan askeri işbirliği planlarına mitolojik isimler verilmesi de bu anlayışın bir yansıması olarak değerlendirildi. “Cerberus” ve “Trireme” gibi adlandırmalar, Akdeniz’de caydırıcılık ve güç gösterisi mesajı şeklinde yorumlandı.
Yeni firkateynin teslim törenine Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas katıldı. Fransa’da inşa edilen FDI HN Belharra sınıfı gemi, Yunan donanmasının yenilenme ve modernizasyon sürecinde önemli bir adım olarak kamuoyuna sunuldu.
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise savaş gemilerine tarihî isimler verilmesinin dünya donanmalarında sık görülen bir gelenek olduğunu belirterek, bunun tek başına askeri dengeleri değiştiren bir unsur olmadığını söyledi. Bağcıoğlu’na göre asıl önemli olan nokta, geminin taşıdığı isimden çok sahip olduğu sistemler, operasyonel kapasitesi ve sahada ortaya koyabileceği askeri etkidir. Ayrıca Yunanistan’ın son dönemde deniz ve hava kuvvetlerini büyük ölçüde dış kaynaklara bağlı şekilde güçlendirmesinin, sürdürülebilirlik ve stratejik bağımsızlık açısından bazı kırılganlıklar oluşturabileceğine dikkat çekti.