12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
İstanbul’un sakin ve mütevazı semtlerinden birinde yaşayan Elif ile babası Kemal Efendi’nin hikâyesi, duyan herkesin yüreğine dokunurdu. Elif daha hayata yeni gözlerini açmışken annesini kaybetmişti. O günden sonra Kemal Bey’in dünyasında tek bir gerçek vardı: kızı Elif. Gündüzleri fabrikada ağır şartlarda çalışıyor, akşamları ise evde annesiz büyüyen kızının eksiklerini tamamlamaya uğraşıyordu. Buna rağmen bir kez olsun dert yandığı görülmezdi. Her pazar sabahı erkenden kalkar, Elif’in en sevdiği sucuklu yumurtayı hazırlar, nasırlı ellerine aldırmadan sırf kızı mutlu olsun diye saç örgüsü videoları izleyip onun saçlarını büyük bir özenle örerdi.
Elif lise son sınıfa geldiğinde Kemal Bey’in öksürüğü iyice artmaya başladı. Doktora gittiklerinde ise hayatlarını altüst eden gerçekle karşılaştılar: akciğer kanseri. Elif için dünya o anda durmuş gibiydi ama babası yine de güçlü görünmeye çalışıyordu. Tek isteği, kızını mezuniyet töreninde kep atarken görmekti. Fakat hayat onlara bu mutluluğu tam olarak yaşatmadı. Mezuniyete aylar kala Kemal Bey, kızının elini son kez tutarak hayata veda etti. O günden sonra Elif için sanki ışık söndü, dünya sessiz ve soğuk bir yere dönüştü.
Babası öldükten sonra Elif, halası Meryem’in yanına taşınmak zorunda kaldı. Mezuniyet gecesi yaklaşırken sınıfındaki diğer kızlar pahalı mağazalardan gösterişli elbiseler seçiyor, ışıltılı ayakkabılarını konuşuyordu. Elif ise sessizce babasının eski sandığının başında oturuyordu. Sandığı açtığında karşısına babasının işe giderken giydiği, hafif deterjan kokusuna babasının kokusunun karıştığı pamuklu gömlekleri çıktı. Babasıyla sık sık bu gömlekler hakkında şakalaşırdı; dolabında gömlekten başka hiçbir şey olmadığını söyler, ona takılırdı.
O an Elif’in içinde bir düşünce filizlendi. Babasının hatırasını, hayatının en özel gecesinde yanında taşımak istiyordu. Bunun için Meryem halasının eski dikiş makinesinin başına geçti. Babasının mavi, beyaz ve çizgili gömleklerini büyük bir dikkatle sökmeye başladı. Her kumaş parçasında babasının emeğini, sevgisini ve alın terini hissediyordu. Geceler boyu uyumadan çalıştı. İğneler parmaklarına battı, gözleri yoruldu ama o yine de vazgeçmedi.
devamı sonraki sayfada…