12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
“Bizden mutlu bir aileymişiz gibi davranmamızı istiyor.”
“Kaybettiği 16 yılın hesabını bizden çıkardığını düşünüyor. Eğitim kurulunda bir koltuk peşindeymiş. Yaklaşan bir davet var ve orada senin, sanki hâlâ onun eşiymişsin gibi görünmeni bekliyor.”
Bir an sesim çıkmadı. Sonra yavaşça derin bir nefes aldım.
“Çocuklar… gözlerimin içine bakın.”
İkisi de bana döndü.
“Ben, o adamın bizi sahiplenmiş gibi göstermesine izin vereceğime, gerekirse bütün eğitim kurulunu karşıma alırım.”
Efe alçak sesle, “O zaman ne yapacağız?” diye sordu.
“İstediklerini kabul etmiş gibi yapacağız,” dedim. “Sonra da en kritik anda gerçek yüzünü herkesin önünde göstereceğiz.”
Hikâye böylece devam etti…
Banket gecesinde Emre sahneye çıkıp kendini öven bir konuşma yaparken, oğullarım da sahneye yürüdü. Efe mikrofona yaklaşıp, “Bizi bugünlere getiren kişiye teşekkür etmek istiyorum,” dedi.
Emre memnun bir ifadeyle gülümsedi.
Ama Efe cümlesini şöyle tamamladı: “Ve o kişi bu adam değil.”
Salonda bir anda şaşkınlık dalgası yayıldı.
Efe sözlerini sürdürdü: “Annemizi 17 yaşındayken ortada bıraktı. İki bebeği tek başına büyütmek zorunda kalmasına neden oldu. Bizi ise ancak geçen hafta buldu ve annemizi tehdit etti.”
Emre öfkeyle bağırdı: “Yeter artık!”
Tam o sırada Ege de kardeşinin yanına geçti.
“Bugün burada durabiliyorsak, bunun tek sebebi annemiz,” dedi. “Birden fazla işte çalıştı, her zaman yanımızda oldu ve bizi asla yalnız bırakmadı.”
Bu sözlerin ardından salondaki insanlar ayağa kalktı.
Ertesi sabah Emre’nin görevine son verildiği ve hakkında resmi inceleme başlatıldığı ortaya çıktı.
Pazar sabahı uyandığımda mutfaktan pankek ve kızarmış pastırma kokusu geliyordu. Efe ocakta pankek çeviriyordu, Ege ise masada portakal dilimliyordu.
“Günaydın anne,” dedi Efe. “Bu sabah kahvaltıyı biz hazırladık.”
Kapının eşiğinde durup onlara baktım ve usulca gülümsedim.