12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Adam yine kahvehanenin ortasında ayağa kalkar:
“İyi dinleyin! Bunu babalarınıza söyledim, şimdi size söylüyorum… 30 yıl sonra yine bu kahveye geleceğim!” der ve çıkar gider.
Kahvedekiler bu sözleri ciddiye almaz.
Aradan 30 yıl geçer. Adam gerçekten geri döner.
“Hatırladınız mı? 30 yıl önce geleceğim demiştim. İşte geldim! Bir 30 yıl sonra da çocuklarınıza aynı şeyi söyleyeceğim,” deyip yine çıkar.
Bir 30 yıl daha geçer. Nesil değişmiştir. Adam kapıdan bir kez daha girer:
“Dedelerinize söyledim, babalarınıza söyledim, şimdi de size söylüyorum… 30 yıl sonra yine buradayım!” der ve gider.
Kahvedekilerden biri dayanamaz:
“Bu hikâyeyi bana dedem anlatmıştı. Gelin bir hocaya gidelim, bu adam neden ölmüyor soralım,” der.
Toplanıp bir hocaya giderler, durumu anlatırlar. Hoca:
“Bu gece rüyaya yatayım, Azrail’e sorayım. Yarın size haber veririm,” der.
Gece olur, hoca rüyasında Azrail’le karşılaşır:
“Ya Azrail, bu adamın canını neden almıyorsun?” diye sorar.
Azrail cevap verir:
“Zamanında bir dilek tuttu, kabul edildi.”
Hoca merak eder:
“Ne dilemiş?”
Azrail gülerek açıklar:
“‘Allah’ım, bana büyük ikramiye çıkana kadar canımı alma’ diye dua etti.”
Hoca şaşkın:
“E Allah istese ikramiyeyi veremez mi?”
Azrail omuz silker:
“Verir vermesine de…
Uyanık bilet almıyor ki!” 😄