12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Tina Traster ve eşi, uzun süredir çocuk sahibi olma hayali kuruyorlardı. Sonunda bu hayalleri gerçek oldu ve Rusya’daki bir yetimhaneden 8 aylık Julia adında bir kız çocuğu evlat edindiler. Ancak Tina, kısa süre sonra kızında bir gariplik fark etti. Bu gariplik, sonradan anlaşıldığı üzere ciddi bir sorunun işaretiydi. Evlat edinme sürecinin yasal olarak kolay olduğunu düşünen aileler, evlat edindikleri çocukların yeni hayatlarına hemen uyum sağlayacağını varsayarlar. Fakat gerçekler çoğu zaman farklıdır. Tina ve Rick çifti de, Julia’yı evlat edindiklerinde 40 yaşındaydılar ve kızlarının kendilerine ve yeni yaşamına kolayca alışacağını umuyorlardı. Ancak kısa süre sonra bir sorunla karşılaştılar. Julia, ebeveynleriyle hiçbir bağ kuramıyordu. Annesinin gözlerine bakmıyor, Tina’nın elini tutmasına bile izin vermiyordu. Sürekli olarak koltukta hareketsiz bir şekilde oturuyordu. Tina, bu durum karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Kızının sürekli olarak kendisini reddetmesi, onu kötü bir anne olduğuna inandırdı. “Julia + Me” adlı kişisel blogunda, “Günler, haftalar ve aylar geçti. Yavaş yavaş depresyona girdim. Hata yaptığımı düşündüm. Belki de yeterli bir anne değildim” diye yazdı. Julia büyüyüp anaokuluna başladığında, sorunun kaynağı ortaya çıktı. Tina, kızını okuldan almaya gittiğinde, Julia’nın ya tek başına oturduğunu ya da masanın altına saklandığını fark etti. Tina’nın endişesi giderek artınca, durumu birilerine anlatması gerektiğine karar verdi. Çocuk doktoruna giderek kızının davranışlarını açıkladı. Doktor, Julia’ya tepkisel bağlanma bozukluğu teşhisi koydu. Rahatsızlığın tüm belirtileri Julia’da görülüyordu. Doktorların verdiği bilgiye göre, bu rahatsızlık genellikle küçük yaşta yetimhanede kalan çocuklarda ortaya çıkıyordu. Rahatsızlığa sahip çocuklar, anne ve babalarıyla sağlıklı bir ilişki kurmakta zorlanıyorlardı. Julia’nın şu anki annesini istememesinin nedeni, küçükken biyolojik anne ve babasının onu terk etmesiydi. Tina ve Rick, çocuklarından asla vazgeçemeyeceklerinin farkındaydılar. Doktorun tavsiyelerini dikkatle dinlediler ve Julia’yı anlamaya çalıştılar. Julia’nın insanlara güvenmesi ve sağlıklı duygular geliştirebilmesi için her gün ellerinden geleni yaptılar. Tepkisel bağlanma bozukluğuna sahip çocukların derhal tedavi edilmesi gerekiyordu. Tina ve Rick çifti, kızları Julia’yı yavaşça kabuğundan çıkarmayı başardılar. Tina, bu süreçteki deneyimlerini “Rescue Julia Twice” adlı kitabında detaylarıyla anlattı. Tina, “Sonunda annesi olmama izin verdi. Her gün içindeki düşmanla savaştığını ve mücadele ettiğini göz önünde bulundurarak bana yüreğini açması beni gururlandırdı” dedi. Julia şimdilerde mutlu bir çocuk. Keman çalıyor, hayvanları seviyor ve en sevdiği film Pinokyo. Traster ailesi, dünyalar güzeli kızlarıyla gurur duyuyor. Karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen tüm çocukların sevgiye ihtiyacı olduğuna inanıyorsanız, Julia ve ailesinin sıra dışı zorluklarla başlayan ancak mutlu biten hikayesi…