12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
“Baba, ben gerçek babamın yanına gidiyorum… Kim olduğunu tahmin bile edemezsin. Üstelik onu çok iyi tanıyorsun… Çünkü bana bir söz verdi…”
Bu sözleri duyduğum anda zihnim sanki duyduklarını kabul etmemek için direnmeye başladı. Elimin altındaki çatal kayıp tabağa çarptı; çıkan o keskin ses, odadaki ağır sessizliği paramparça etti. Az önceye kadar yılbaşı akşamının sıcaklığıyla dolu olan ev, bir anda buz gibi olmuştu. Fırından yeni çıkan hindinin kokusu bile artık içimi ısıtmıyordu. Karşımda oturan, on yıldır kendi evladım gibi koruyup kolladığım Cemre’ye donup kalmış halde bakıyordum.
“Ne diyorsun sen Cemre?” diyebildim sonunda. Sesim boğuk, çatallı ve bana yabancı geliyordu. “Hangi babadan söz ediyorsun? Hem kimden bahsettiğini anlamıyorum. Leyla bana onun kim olduğunu hiç söylemedi.”
Cemre yutkundu. Gözleri korku, suçluluk ve çaresizlikle doluydu. Masanın üzerindeki elleri titriyordu.
“Tarık Amca,” dedi sonunda. “Dükkânın bulunduğu yerin sahibi… Senin yıllardır en yakın dostun dediğin kişi. O büyük inşaat şirketinin sahibi Tarık.”
Tarık…
Bu isim ağzından çıkar çıkmaz kalbim göğsüme sığmaz hale geldi. Yıllardır dükkânıma gelip giden, zamanla zenginleşip büyüdükçe benden uzaklaşan ama yine de dost sandığım adam… Kirayı geciktirdiğimde yüzüme o yarı alaycı gülümsemeyle bakan Tarık… Leyla’yla tanıştığım yılları düşündüm. O dönemlerde Tarık da mahalledeydi. Sonra ansızın ortadan kaybolmuş, yıllar sonra ise varlıklı, kibirli bir müteahhit olarak geri dönmüştü.
O anda her şey zihnimde korkunç bir açıklıkla birleşti.
Leyla’yı hamile bırakıp kaçan, onu karnındaki çocukla yapayalnız bırakan kişi Tarık’tan başkası değildi.
İçimde biriken öfke, damarlarımda kaynar gibi yükseldi. Masadan aniden kalktım; sandalye sert bir sesle geriye devrildi.
“O adamın senin üzerinde baba olma hakkı yok!” diye bağırdım, yıllardır koruduğum sakinliğimi bir anda yitirerek. “Seni ve anneni yüzüstü bırakıp giden o adama mı gideceksin? Sırf şimdi zengin diye mi? O gösterişli hayatı, o lüksü, o arabaları için mi beni, birlikte geçirdiğimiz bunca yılı, annenin emanetini bir anda silip atacaksın Cemre?”
devamı sonraki sayfada…