12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Sınır kapısı her sabah açıldığında, eski bir bisikletin üzerinde yaşlı bir kadın belirirdi. Pedalların cızırtısı ve ön sepette sıkıca bağlanmış ağır bir kum torbasıyla hep aynı güzergâhı izlerdi. İlk zamanlar kimse aldırmadı; fakat bu tekrar eden manzara kısa sürede dikkat çekti. Yaşlı birinin her gün kum taşımasının mantıklı bir açıklaması var mıydı?
Görevliler torbayı defalarca aradı. Kumu döküp elediler, gizli bölme ihtimaline karşı didik didik incelediler. Numuneler laboratuvara gönderildi; sonuç değişmedi: Sıradan kumdan başka bir şey yoktu. Kadın ise sakinliğini hiç bozmadan bekliyor, sorulara yalnızca “İhtiyacım var evladım,” diyerek geçiştiriyordu.
Zaman akıp gitti. Memurlar değişti, yıllar geçti ama kadın aynı bisikletle sınırı aşmayı sürdürdü. Artık herkes için sıradan bir görüntü haline gelmişti. Derken bir gün gelmedi. Günler, haftalar geçti; kadın ortadan kayboldu ve gizemi de onunla birlikte unutulmaya yüz tuttu.
Aradan uzun zaman geçtikten sonra emekli bir muhafız küçük bir kasabada onu gördü. Kadın iyice yaşlanmıştı, fakat yanındaki o eski bisiklet hâlâ duruyordu. Adam merakını bastıramadı: “Artık görevde değilim, söyleyin… O çuvallarla ne geçiriyordunuz? Yıllarca aradık ama hiçbir şey bulamadık.”
Kadın hafifçe gülümsedi, paslı gidonu okşadı ve sakince cevap verdi: “Her şeyi kontrol ettiniz… ama en önemli şeyi değil.”
“Ne?” diye sordu adam.
“Bisikletleri,” dedi kadın. “Ben her gün yeni bir bisiklet geçiriyordum.”
Eski muhafız önce şaşkınlıktan dondu, sonra gerçeğin basitliğine kahkaha attı. Bazen en büyük sır, gözümüzün önünde durduğu için fark edilmezdi.