12:51 pm - Leroy Sane Kimdir
12:39 pm - Tammy Abraham Kimdir
12:27 pm - Jhon Duran Kimdir
12:46 pm - Ali Koç Kimdir
12:19 pm - Ahmet Necdet Sezer Kimdir
12:09 pm - Ayasofya Cami
12:41 pm - Güneş Kremi Tercihi
12:32 pm - Kene Yapışırsa Ne Yapmalıyım
12:04 pm - En Ucuz Tatil
5:43 pm - Barış Alper Yılmaz kimdir
Kedimizin geceleri eşime tuhaf bir dikkatle bakmaya başlamasından sonra, işin aslını öğrenmeye karar verdim. Kameraya yansıyan görüntüler beni ürkütmüştü ama yine de tek bir soruya cevap arıyordum: Neden böyle davranıyordu? Günlerce kayıt aldım. Her gece aynı manzara tekrar ediyordu; kedimiz gözlerini eşimden ayırmadan onu izliyordu. Bakışları o kadar yoğun ve sabitti ki, sanki düşüncelerini çözmeye çalışıyordu. Bu, alışık olduğumuz bir davranış değildi.
Kayıtları geriye sardığımda bunun bir gecelik bir durum olmadığını fark ettim. Zamanla artan bir dikkat söz konusuydu. Gece ilerledikçe yatağa daha çok yaklaşıyor, neredeyse yüzüne kadar sokuluyordu. Uzun süre göz kırpmadan izlediğini görmek içime huzursuzluk veriyordu. Daha önce onun sadece uyuduğunu sanıyordum; oysa şimdi gözlerinde bir uyarı var gibiydi.
Bir akşam başka bir ayrıntı yakaladım. Eşim odada hareket ettiğinde kedimiz başıyla onu takip ediyor, fakat yerinden kıpırdamıyordu. Sanki her adımını kontrol ediyordu. Bunun sıradan bir merak olmadığını hissettim. Sonunda eşime açıldım. Başta gülüp geçti ama birkaç gece sonra o da kayıtları izleyince tuhaflığı kabul etti. Çözüm aramak için kedimizi yeniden veterinere götürdük.
Yapılan muayenelerde fiziksel bir sorun çıkmadı. Veteriner, bazı kedilerin stres dönemlerinde sahiplerini yoğun biçimde gözlemleyebileceğini, bunun bir tür alan koruma ve güven davranışı olabileceğini söyledi. Bu açıklama mantıklıydı ama kedimizin eşim evdeyken daha tetikte olması kafamı kurcalamaya devam etti. Eşim dışarıdayken daha sakindi; eve döndüğünde ise bakışları yine aynı keskinliğe bürünüyordu.
Bir gece asıl gerçeği fark ettim. Eşim uyku arasında kıpırdandığında kedimiz yanına sokulup hareketini adeta engellemeye çalıştı. Bu, tehdit değil, koruma gibiydi. O anda eşimin son haftalarda yaşadığı gerginliği hatırladım. İş yerinde yaşadığı bir sorun onu içten içe huzursuz etmişti. Belki de biz fark etmeden, kedimiz onun tedirginliğini sezmişti.
Zamanla şunu anladım: Kedimizin bakışlarında korkutucu bir gizem değil, güçlü bir bağ vardı. O sadece izlemiyor, kolluyordu. Bazen hayvanlar, kelimelere dökemediğimiz duyguları bizden önce hisseder. Kedimiz sıradan bir evcil hayvan değil, evimizin sessiz bekçisiydi. Ve o bakışlar, korkudan çok sadakatin yansımasıydı.